29 Geyikle Başlayan Serüvenin Sonucu Beklenmedik Bir Şekilde Sonuçlandı

29 Geyikle Başlayan Serüvenin Sonucu Beklenmedik Bir Şekilde Sonuçlandı

3 Haziran 2026 tarihinde, ABD Sahil Güvenliği, 1944 yılında görevli olduğu bölgede yaratılan ekosistem için adaya 24 dişi ve 5 erkek ren geyiği bırakmıştı. Savaş sonrası üs kapatıldığında, bu hayvanlar adada yalnız başlarına yaşamaya bırakıldı. İnsan nüfusunun ayrılmasıyla birlikte geyikler doğal ortamlarında hayatta kalmaya devam ettiler.

DOĞAL YETKİLİLER YOKTU
Yaklaşık 330 kilometrekarelik bir alana yayılan St. Matthew Adası’nda kurt, ayı veya başka büyük yırtıcıların yokluğu, ren geyiklerinin yaşamını kolaylaştırdı. Ayrıca, ren geyiğinin besin kaynakları arasında yer alan likenlerin adanın geniş alanlarını kaplaması, bu hayvanların nüfusunun hızla artmasını mümkün kıldı. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre, 1957 yılında adadaki geyik sayısı 1.350’ye ulaşmıştı. Altı yıl içinde ise bu sayı yaklaşık 6 bine fırlayarak, tarihin en hızlı büyüyen büyük memeli nüfus artışlarından biri olarak kaydedildi.

BÜYÜME KISA SÜRDÜ
Ancak, bu başarı hikayesi uzun ömürlü olmadı. Nüfus artışının getirdiği baskıyla, geyikler besin kaynaklarını hızla tüketmeye başladı. Özellikle yavaş büyüyen likenler adadan büyük ölçüde yok oldu. 1963 ve 1964 yıllarında yaşanan sert kış koşulları, bu durumu daha da kötüleştirdi. Açlık ve olumsuz hava şartları, binlerce geyikin hızla yaşamını yitirmesine neden oldu.

GÜNÜMÜZDE GEYİK YOK
St. Matthew Adası’ndaki ren geyiği nüfusu, 1960’lı yıllardaki büyük çöküşün ardından bir daha toparlanamadı. Erkek geyiklerin sayısının azalması, zamanla sürünün tamamen ortadan kalkmasına yol açtı. Günümüzde adada hiç ren geyiği kalmamış durumda. Bu bölge, doğal yaşamın insan müdahalesi olmadan nasıl evrilebileceğini gösteren, bilimsel araştırmalarda incelenmeye devam eden en dikkat çekici örneklerden biri olarak önem taşımakta.

Author: Murat Kurt