Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AKP içerisindeki muhalif seslere yanıt vererek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarının tartışıldığı bu dönemde, bazı AKP üyelerinin Şimşek’in ekonomik programını eleştirdiği ve değişiklik talep ettiği öne sürülüyor. Bu çerçevede, hükümete yakın medyada yer alan eleştirilerin ardından Bakan Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen bir etkinlikte görüşlerini paylaştı.
Şimşek, enflasyonla mücadeledeki kararlılıklarının sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, ülkenin borçluluk oranının düşük seviyelerde kalmasının önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Ekonomik büyümenin sadece düşük enflasyonla mümkün olabileceğini savunan Şimşek, “Enflasyonu tek haneye düşürürsek, büyüme katlanır. ‘Enflasyonla mücadele yeterince yapıldı, biraz duralım’ diyenler, çok miyopik bir yaklaşım sergiliyor” dedi.
Mevcut ekonomik programın Türkiye’yi küresel dalgalanmalara karşı koruduğunu belirten Şimşek, eleştirilerin çoğunun mevcut destek mekanizmalarının göz ardı edilmesinden kaynaklandığını ifade etti. Hazine garantisi altında olan paketlerin toplam 192 milyar dolarlık kullanılmayan kredi hacmine sahip olduğunu söyleyen Şimşek, çiftçi kredilerinin faizinin büyük bir kısmının hazine tarafından karşılandığını hatırlattı.
Şimşek’in açıklamalarında, asgari ücretteki vergi muafiyetinin 1,2 trilyon lira gibi bir maliyet oluşturduğunu ve geleneksel sektörlerde çalışan her bireye aylık 4 bin 777 lira maaş desteği sağlandığını dile getirmesi, hükümetin ekonomik desteklerine ilişkin önemli bilgileri içeriyor.
Bakan Şimşek, “Çalışanların maaşlarını kısmen biz ödüyoruz. Daha hazine ne yapsın?” diyerek sağlanan teşviklerin büyüklüğüne dikkat çekti. Bu sözler, ekonomi yönetiminin revize edilmesi gerektiğini düşünen parti içindeki kesimlere yönelik bir yanıt olarak değerlendirildi. Şimşek, Türkiye’nin yaşadığı zorlukların üstesinden gelmek için atılan adımların yeterli olduğunu savunarak, “Hiçbir program mükemmel çalışmaz. İlerlemenin önündeki en büyük engel mükemmeliyetçilik” dedi.